Bir takım insanların kulağına küpe olması gereken bir cümle
Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.
Bir takım insanların kulağına küpe olması gereken bir cümle
Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.
Bu dünya bize atalarımızdan miras kalmadı. Biz onu çocuklarımızdan ödünç aldık.
Soruyorlar:
–Neyzen,çalarken mi neselenirsin,yoksa neseli oldugun zaman mi çalarsin?
Maliye Bakani hakkinda yolsuzluk dedikodularinin dolastigi bir dönemidir.
Neyzen: ” Maliye Vekili degilim ki,çalarken zevk alayim “….
Eger oy vermek gercekten bir seyleri degistirseydi kesinlikle yasaklanirdi.
Ken Livingstone
Hep en iyi olana oy vermek isteriz ama o hicbir zaman aday olmaz.
Kin Hubbard
Demokrasilerde secmenin cahilligi herkesin guvenligini tehlikeye sokar.
John F. Kennedy
Bu secim icin en dogru yorumu biraz amiyanede olsa Neyzen Tevfik yapmis yillarca once. Boyle tespitlere sapka cikarmak lazim. Ciftciye anani da al git dendi herkes ayakta, askerlik yan gelme yatma yeri degildir dendi herkes ayakta, laikligin yeni tarifi gerekiyor dendi herkes ayakta, 23 Nisanda Imam Hatipli koca herifler cocuk diye kursuye cikartilip rejim karsiti konusmalar yaptirildi herkes ayakta. SONUCTA NE OLDU, % 46.5. Eh, Neyzen Tevfik dogruyu soylememismi?
Türk milleti gariptir
her lafı kaldırmaz
ibne dersin kızar da
s.. .. sin aldırmaz
Neyzen Tevfik
Cigerimiz yaniyor; kicimiz sagolsun!
Sadece Bodrum’u ele alalim…
2003.
Bitez, Gumbet, Turkbuku, Yali, Golturkbuku, Ortakent, Konacik, Mumcular, Yokusbasi ve Tirmandagi’nda orman yangini cikti.
2004.
Torba, Ortakent, Yahsi ve Konacik’ta…
2005.
Yalikavak, Ortakent, Konacik, Mumcular, Turgutreis, Torba ve Turkbuku’nde…
2006.
Golturkbuku, Gumusluk, İcmeler, Ortakent, Bitez, Gumbet ve Turgutreis’te…
2007.
Gundogan, Turgutreis, Mumcular, Meselik, Konacik, Ortakent, Bitez, Turkbuku ve en son Torba’da orman yangini cikti.
Habire ayni baslik:
“Cigerimiz yaniyor…”
Cigerinde bir saglik sorunu varsa, ne yaparsin? İlac alirsin, en azindan…
İlac icin, bir tane yangin sondurme ucagi veya helikopteri satin aldi mi Turkiye? Almadi. Almiyor.
Kac para bu helikopter?
En babasi 10 milyon dolar.
Yani…
Her sene faize 41 milyar dolari “sak diye” bulan arkadaslar, sadece 1′ini ayirsa…
Pazarlik bile yapmadan, tek kalemde, 100 helikopter alinir… 100 helikopter.
Her yere koyarsin… Bekler.
Üstelik…
Kepce gibi zamazingosu var. Takiyorsun, yangin sondurme helikopteri oluyor. İsi bittiginde cikariyorsun, bildigin helikopter.
Tasimacilik yap; insan tasi, mal tasi…
Karayollarinda kullan, DSİ’de kullan, Emniyet’te kullan, Sahil Guvenlik’te kullan, trafikte kullan, belediyelerde kullan, askeriyede kullan, turizmde kullan, ziraatte kullan, kisin millet tarlada doguruyor; saglikta kullan… Egitimde kullan, pilot yetistir. Depremde kullan, selde kullan, heyelanda kullan.
Can kurtar…
Sayayim mi daha?
Eminim, bazi dalkavuklar cikip, “kiralamak daha rantabl degil mi” diye soracak.
Bir…
Kiralama yetmiyor, goruyoruz. Üc bes tane gostermelik kiralikla, anca bahce sularsin.
İki…
İyi dinle bak!
87 bin 130 makam araci var bu ulkede… Belediyeleri ekle, 125 bin makam araci.
Madem cok akillisin, ekonomiden bu kadar iyi anliyorsun, onlari niye kiralamiyorsun?
Japonya’da 10 bin. İngiltere’de 12 bin.
Almanya’da 11 bin. Fransa’da 9 bin.
Bizde 125 bin!
O kadar makam soforu…
O kadar benzin.
Hani diyor ya Basbakan, “petrol kuyularimiz mi var” diye… Var demek ki.
E saltanata varsa…
Ormana niye yok?
Devletin, deri koltuklara kurulan makam kiclari cok degerli de, cigerleri degersiz mi? _
Kimseye kendinizi sevdirmeye kalkmayın, yapılması gereken tek şey, sadece kendinizi sevilmeye bırakmaktır
Kendini yönetirsen dünyayı yönetecek gücü bulabilirsin
Sadece ölüler savaşların sonunu görmüştür.
Önemli olan; hayatta ‘en çok şeye sahip olmak’ değil, ‘en az şeye ihtiyaç duymaktır’
Hayatta göreceğiniz iş ne olursa olsun, erdem olmayınca elde edeceğiniz her şeyin, yapacağınız her işin sonunda utanç ve kötülük vardır.
Unlu Zen Budisti Tan Hsia bir gece Budist bir tapınakta misafir kalmış.
Hava da adam akıllı soğukmuş, tahta Buda heykellerinden birini yakıp ısınmış.
Tapınak bekçisi Tan Hsian’ı yakalayıp;
“Bu ne cüret! Sen nasıl kutsal Buda’yı yakarsın!” diye çıkışınca, bir şey arıyormuş gibi yanan heykelin küllerini karıştırmaya başlamış.
Bekçi ne aradığını sorunca da:
“Buda’nın kutsal kalıntılarını arıyorum.” diye yanıt vermiş.
Bekçi dayanamamış:
“Tahta Buda’da kutsal kalıntı ne arasın?” demeden edememiş.
Bu kez Tan Hsian bekçiye;
“Eğer kutsal kalıntı yoksa geriye kalan şu iki tahta Buda’yı da ver de yakıp ısınalım” demiş.
ekşisözlükte gördüğüm bir not
konu: aşık olunan kızın sevgilisinin olduğunun öğrenilmesi
180 le giden arabayı geri vitese takıp, şanzıman manzıman allah ne verdiyse dağıtmak gibidir.
Orijinal link: http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?id=9890313
Katilmiyorum diyenler için altta yorum kısmı var